22 Şubat 2020 Cumartesi

KRALLAR KRALI 1965 / I WALK ALONE 1947



I Walk Alone Poster
I WALK ALONE   1947
 Reeves’ın bir oyunundan Robert Smith’in uyarladığı ve Byron Haskin’in  (1899-1984) rejisiyle sinemaya aktarılan ve 16 Ocak 1948 yılında Amerika’da (USA) gösterime giren “I Walk Alone” isimli filmden. Bu filmde başlıca rolleri; Burt Lancaster (1913-1994), Lizabeth Scott  ve Kirk Douglas  oynamışlardır.


Frankie Madison returns to New York after 14 years in prison. Noll Turner, Frankie's former partner in bootlegging, is now a wealthy nightclub manager, and Frankie is expecting him to honor a verbal '50:50' agreement they made when he was caught and Noll got away. Fat chance! Can Frankie, who knows only the strong-arm methods of Prohibition, win out against Big Business? It'll be tough...even with the unlikely alliance of torch singer Kay (Noll's ex-girlfriend). Written by Rod Crawford <puffinus@u.washington.edu>






KRALLAR KRALI  (1965) - Yönetmen: Bilge Olgaç, Senaryo: Yılmaz Güney, Görüntü Yönetmeni: Vedat Akdikmenler, Müzik: Sezen Cumhur Önal, Yapım: Kazankaya Film/Hasan Kazankaya

Oyuncular: Yılmaz Güney, Gülsün Kamu, Tülin Elgin, Orhan M. Arıburnu, Tuncel Kurtiz
Konu: Eski gangserlerden dinamit Murat (Yılmaz Güney) 8 yıl yatıktan sonra hapisten çıkar. İlk işi semt arkadaşlarından Süleyman’ı  (Yücel Uçanoğlu) bulmak olur. Mustafa'yı (Mümtaz Ener) sorar. Süleyman, Murat'ı Mustafa'nın evine götürür. Mustafa, eski ha­pishane arkadaşıdır. Oyuncak bebek yaparak karısı Ayşe (Fatma Bil­gen) ve kızı Nejla'yı (Gülsün Kamu) geçindirmeye çalışmaktadır.

Mustafa'nın evinde misafir olarak kalan Murat, aradığı üç adamı sorar. Yusufu (Orhon M. Arıburnu), Sabri'yi (Senih Orkan) ve Afrikalı'yı (Danyal Topatan). 8 yılın hesabını onlardan soracaktır. Mu­rat, 8 yıl önceki olayı hatırlar. Yusuf, Mustafa, Sabri ve Afrikalıyla birlikte bir gazino soygununa katılmıştır. İşler yolunda giderken son anda hep birlikte polis kuşatması alımda kalan soygunculardan Yu­suf, Sabri ve Afrikalı paralarla kaçmayı başarırlar. Murat ve Mustafa yakalanır. Murat bütün suçu üzerine almıştır. Murat 8, Mustafa 2 yı­la mahkûm olur. Çalıntı paralarla gazinoculuk yapan Yusuf, kumar­hane çalıştıran Sabri ve Afrikalı, soygun Öncesi Murat!a verdikleri sözü tutmazlar. Ve hakkına düşen hisseyi de vermemişlerdir. Yusuf, Murat'ın sevgilisi Oya'ya (Tülin Elgin) el koymuştur. Hakkını ala­mayan soygunculardan biri de 2 yıl hapis yatan Mustafa'dır.

Murat'ın hapisten çıkışı çevrede büyük bir korku yaratır, özellik­le de Yusuf. Sabri ve Afrikalı, pişmandırlar. Bu beladan kurtulmak için parasını gönderirlerse de .Murat geri çevirir. Kararı kesindir. Kalleşliklerinin cezasını hayatlarıyla Ödeyeceklerdir. Murat, Yu-sufun sahibi olduğu gazinoya gider. Eski sevgilisi Oya, Yusufun ga­zinosunda şarkıcılık yapmaktadır. Yusuf, Sabri ve Afrikalı, geçmişte­ki hataları nedeniyle özür dilerlerse de Murat kararlıdır. Yusuf’a, bundan böyle bütün kazancına, gazinoya ve her şeyine ortak oldu­ğunu söyler. Hatta Oya’ya bile...

Murat, 8 yıl önce bukleli sarı saçlarıyla mahallesinde bıraktığı eski sevgilisi Oya'yla buluşur. Eski anılar tazelenir aralarında. Ve inat için Yusuf’un yatağında sevişirler. Yusuf, eve geldiğinde met­resi Oya'yı Murat'ın kolları arasında görür ancak korkudan ses çı­karamaz. Öte yandan, Murat'ı ortadan kaldırmak için çareler ara­mayı da ihmal etmez. Eski kiralık katil Zülfo'ya (Tuncel Kurtiz) başvurur. Zülfo, Murat'ın hapishane arkadaşıdır. Birlikte Erzurum Hapishanesinde yatmışlardır. Bu görevi reddeden Zülfo, sırtından kalleşçe bıçaklanarak öldürülür. Yusuf bu kez görevi kendi adam­larından birine (Kasım Kartal) verir. Murat, Oya'yla buluştuğunda, Mustafa'ya, içinde gizli belgeler bulunan bir zarf bırakır. Öldürüldü­ğünde bu mektup polise teslim edilecektir. Mustafa'nın kızı Nejla da Murat'ın ayrılmasından üzgündür. Çünkü ona âşıktır.

Mustafa'da gizli bir mektup olduğu haberini alan Yusuf, intikam için önce Oya'nın içki bardağına zehir koyup, onu öldürtür. Sonra da tüm adamlarını Murat'ın üstüne gönderir. Öldüresiye dövülen Murat komada, Nejla da hastanede, başındadır. Yusufun adamları zarfı almak için Mustafa'nın evini basıp, onu öldürürler. Murat, ko­madan çıkıp bütün bu olayları öğrendiğinde yıkılır. Murat'ın koma­dan çıkışıyla paniğe kapılan Yusuf la Sabri kaçmaya çalışır. Murat, izlerini bulmak için Afrikalıyı döverek konuşturur. Boğuşma sıra­sında Afrikalı Yusufun bir adamı tarafından öldürülür. Anadolu ekspresiyte kaçan Sabri, trende birden Murat'ı karşısında görür. Kor­kuyla kaçmak isterken trenden düşüp parçalanır. Yusuf ise paralar­la kaçmak üzere hazırlık yaparken polisler gizlendiği depoyu bulur. Yusuf, depodaki dev kasanın içine saklanır. Murat da depoya gelir. Şifreli dev kasanın kapısı açıldığında da YusuPun cesediyle karşıla­şırlar. Kasanın içinde havasızlıktan bağıra bağıra ölmüştür. Ve Mu­rat, bu olaylardan sonra Nejla'nm evine dönüp, annesi Ayşe'yi de yanlarına alarak, hep birlikte bilinmeyen bir yöne doğru giderler...”[1]
· Jenerikte ve afişte senaryo yazarı olarak Yılmaz Güney adı geçme­sine karşılık, asıl senaryo gazeleci Aydın Engin'e aittir. Yılmaz Güney ise fil­min çekimi sırasında, bazı sahnelerle ilgili olarak katkıda bulunmuştur. Ve Bilge Olgaç'm ilk donemdeki önemli Filmlerinden biri sayılır. Bilge Olgaç'ın ani rahatsızlığı nedeniyle, filmin son sahnelerini Yılmaz Güney çekti. (Agah Özgüç)






[1] Agah Özgüç, “Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney”

KORKUSUZLAR (1965) / GUNFİGHT AT the O.K. CORRAL 1965



Vahşi mücadele PosterGUNFİGHT AT the O.K. CORRAL 1965  / Vahşi Mücadele Leon Uris’in (1924-2003) senaryosundan John Sturges’in (1910-1992) 30 Mayıs 1957’de Amerika’da (USA) gösterime giren “Gunfight at the O.K. Corral” (Kan Davasının Sonu) isimli filminden uyarlama. Filmde başlıca rolleri, Burt Lancaster (1913-1994), Kirk Douglas (1916) ve Rhonda Fleming (1923) paylaşmışlardır.


After a long career as a lawman that made him a legend, Wyatt Earp decides to quit and join his brothers in Tombstone, Arizona. There he would see them in a feud with the Clantons, a local clan of thugs and cattle thieves. When the showdown becomes inevitable, the help will come from Doc Holliday, a terminally-ill gambler who happens to be another Wild West legend. Written by Dragan Antulov <dragan.antulov@altbbs.fido.hr>



korkusuzlar_1965.jpg
KORKUSUZLAR (1965) – Senaryo ve Yönetmen: Semih Evin, Kamera: Rafet Şiriner, Yapım: Roket Film/Semih Evin


Oyuncular: Yılmaz Güney, Fikret Hakan, Erol Taş, Asuman Arsan, Cahide Sonku, Aliye Rona, Danyal Topatan, Asım Nipton, Süheyl Eğriboz, Faik Coşkun, Safiye Filiz, Muammer Gözalan, Renan Fosforoğlu, Çetin başaran

Konu: Karısını  ve çocuğunu bir trafik kazasında yitiren genç kabadayı Yılmaz (Yılmaz Güney), dayanımaz acılar içindedir. Ciğerlerinden hasta olup sürekli öksüren Yılmaz, karısının ve çocuğunun ölümü nedeniyle annesini (Cahide Sonku) suçlar, ondan nefret eder . Oysa aynı  acılan yaşayan yaşlı kadının bu olayda suçu yoktur. Karısının  ve çocuğunun mezarına gittiği bir gün, kan davalı  düşmanları tarafından çevresi sarılır. Yllmaz daha önce, silahlı bir çatışmada kabadayılardan Erol'un (Erol Taş) kardeşini öldürmüştür. Mezarlıkta silahlar çekilir. Tam bu sırada kabadayıların izini süren polis teşkilatında  görevli Fikret (Fikret Hakan), olay yerine gelip çatışmayı önler.

Fikret, Yllmaz'ın çocukluk arkadaşıdır. Aynı mahallede birlikte büyümüşler, birlikte top oynamışlar ve yine birlikte Kore Savaşında omuz omuza düşmanla çarpışmışlardır. Karısının ölümünden  sonra çocuğu Cihan'la birlikte yaşayan Fikret, can dostu arkadaşını  ve Erol'u bu düşmanlığa son vermeleri için uyarırsa da sonuç değişmez. Erol'un adamları Yılmaz'ın dostu Asuman'ı (Asuman Arsan) kaçırıp işkence yaparlar. Silahlar yeniden çekilir. Fikret, arkadaşını tutuklamak zorunda kalır. Yılmaz hapisten çıktıktan sonra, tövbekar olmaya söz verip silahını teslim eder. Ama bu kez Erol ve adamlan rahat durmaz, Fikret'in çocuğunu kaçırırlar. Yılmaz tekrar silahını kuşanır, birlikte kabadayıların üzerlerine giderler. Yılmaz, terk edilmiş bir binaya kapatılan küçük çocuğu bulup kurtarır. Erol, Fikret'in kurşunlarıyla can verir. Yılmaz da bu çatışma sırasında  vurulmuştur. Yılmaz, Fikret ve oğlu gibi sevdiği küçük Cihan'ın kollarında son nefesini verir.

Meraklısına Not: Safiye Filiz, "Dil şad Olacak Diye Kac Yıl Avuttu Felek" ve "Seninle Bir Sonbahar Mevsiminde Tanıştık" adlı iki şarkı okudu. Yıllar sonra piyasaya çıkakarılan filmin VCD'sinde Peri Han, Ülkü Özen ve Süleyman Turan adlı oyuncular görülmektedir. Metraj uzatmak amacıyla araya eklenen bu sahnelerin ve bu oyuncuların  Semih Evin'in yonettiği bu filmiyle ilgisi yoktur. (Agah Özgüç)








KONYAKÇI 1965 / SHANE


Shane (1953)SHANE 1965 A.B. Guthrie Jr. un (1901-1991)  senaryosunu Jack Sher’in (1913-1988) diyaloglarını  ve yazdığı George Stevens’ın (1904-1975) yönetmenliğinde 1953 yılında çekimi yapılan “Shane” (Vadiler  Aslanı) isimli filmden uyarlama. Filmde başlıca rolleri, Alan Ladd (1913-1964), Jean Arthur (1900-1991), Van Heflin (1910-1971), Jack Palance (1919-2006) oynamıştır.

S
hane rides into a conflict between cattleman Ryker and a bunch of settlers, like Joe Starrett and his family, whose land Ryker wants. When Shane beats up Ryker's man Chris, Ryker tries to buy him. Then Shane and Joe take on the whole Ryker crew. Ryker sends to Cheyenne for truly evil gunslinger Wilson. Shane must clear out all the guns from the valley. 
"Written by Ed   Stephan <stephan@cc.wwu.edu"



FİLM İZLE









KONYAKÇI / BİR YABANCI (1965) Yönetmen:  Tunç Başaran, Senaryo:  Yılmaz     Güney, Görüntü Yönetmeni: Feridun Kete, Yapım: Fer     Film/Fahriye Tamkan

Oyuncular: Yılmaz Güney, Neriman Koksal, Tuncel Kurtiz, Kadir Savun, Oktar Durukan, Atilla Ergün, Ayfer Feray, Talat Gözbak, Devlet Devrim, Ali Şen, Kazım Kartal, Ercan İnangiray

Konu: Küçük bir çocukları olan karı-koca, sahip oldukları top­raklar üzerinde mutlu bir yaşam sürerlerken, birden düzenleri bozu­lur. Topraklarında, komşu arazinin sahibi ağanın gözü vardır. Ağa­nın amacı, küçük toprak sahiplerini baskıyla ele geçirip, kendi top­raklarının sınırlarını geniş bir alana yaymaktır. Baba Kadir (Kadir Savun), baskılar nedeniyle huzuru kaçsa da tehditleri umursamaz. Ağa'ya bütün gücüyle direnir.

Ağanın komşu köylülere tehditler savurup baskı yaptığı sırada, kasabaya uyuz bir at üzerinde garip bir yabancı gelir. Adam, sakallı, kara şapkalıdır. Ve sürekli konyak yudumlamaktadır. Kim olduğu ve nereden geldiği bilinmeyen yabancı, Kadir'in çiftliğinde kâhya olarak çalışmaya başlar. Kadir'in küçük oğlu (Ercan İnangiray), kâh­yayı çok sever. Aralarında sımsıcak bir dostluk ilişkisi kurulmuştur.

Ağanın adamları Kadir'in çiftliğine gelip, yine tehditler savurduk­ları gün, kâhya nedense karşı çıkmaz. Çocuğun gözünde babasının düşmanlarına yenik düşmüştür. Artık çok sevdiği bu garip adam, bir korkaktır onun için. Oysa yabancı, kasabaya gelirken yemin etmiş­tir. Hiçbir olaya karışmayacak, silah kullanmayacaktır.

Çevresinde Konyakçı adıyla tanınan yabancı, bir süre sonra ye­minini bozar. Ağanın köylülere yaptığı zulüm karşısında silahını kullanmaya kararlıdır. Ağayı ve adamlarını yola getirip, kasabadaki tüm kötülükleri ortadan kaldıran yabancı, çocuğun gözünde yeni­den kahramanlaşır. "Agâh Özgüç, “Bütün Filmleriyle YılmAZ Güney”, syf, 87"






11 Şubat 2018 Pazar

DAĞLARIN OĞLU (1965) / ONE EYED JACKS (1961)

ONE EYED JACKS (1961) Senaryosu Charles NeiderGuy Trosper tarafından yazılan ve 1962 yılında Marlon Brando’nun rejisiyle, “One – Eyed Jacks” ismiyle (Tek Gözlü Jck) 30 Mart 1961 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde vizyona giren filmden uyarlamadır.  Bu filmin başrollerini, Marlon Brando (1924-2004)Karl Malden (1912-2009) Ben Johnson (1918-1996), gibi yıldız oyuncular oynamıştır. 

Running from the law after a bank robbery in Mexico, Dad Longworth finds an opportunity to take the stolen gold and leave his partner Rio to be captured. Years later, Rio escapes from the prison where he has been since, and hunts down Dad for revenge. Dad is now a respectable sheriff in California, and has been living in fear of Rio's return.

FİLMİ İZLE



DAĞLARIN OĞLU  (1965) – Yönetmen: Yılmaz Atadeniz, Senaryo: Bülent Oran, Kamera: Mahmut Demir, Yapım: Işık Film/Işık Toroman

Oyuncular: Yılmaz Güney, Nebahat Çehre, Erol Taş, Danyal Topatan, Reha Yurdakul, Hüseyin Zan, Gündüz Aykut, Abdullah Ataç, Selahattin Genç, Baran Kutay, Abdullah Ferah, Çetin Ahmet

KONU: Arap giysili üç arkadaş Suriye’de büyük bir otelin kumarhanesini soyup kaçarlar. Soyguncular Türkiye sınırları içine girerken, jandarmalar yollarını keser. Soygunculardan Şehmuz yaralıdır. Ahmet (Yılmaz Güney) jandarmalarla çarpışırken, Hamo (Erol Taş) bıçağını çekip yanalı arkadaşını kalleşçe öldürür.

 Amacı, soygun paralarından bir hisseye daha sahip olmaktır. Hamo, jandarmaların elinden kurtulur, Ahmet'le kaçabilmeleri için iki at getirmek üzere yakın çiftliklerden birine gider. Ne var ki bir daha geri dönmez, paralarla kaçmıştır. Ahmet teslim olur.

Hapse giren Ahmet, orada tanıdığı gariban bir mahkûmla arka­daşlık kurar. Adı Oksüz'dür (Danyal Topatan). Bir süre sonra genel af çıkar. Öksüz, çok sevdiği arkadaşı Ahmet'ten ayrılmak istemez. Ancak, çevresinde Rüzgâr Ahmet olarak tanınan Ahmet'in yaşamı tehlikelerle doludur, öksüz, uğrunda ölmeye bile razıdır, Demir parmaklıklar arasında başlayan bu dostluk, özgürlüklerine kavuş­tuktan sonra da devam edecektir.

Kalleş arkadaşı Hamo'nun peşine düşen Ahmet, bu arada kö­yün bıçkın delikanlılarını çevresine toplar. Kaçırdığı paralarla bü­yük bir çiftlik ve bir çeltik fabrikası sahibi Hamo'ya karşı bir güç oluşturmuştur. Adamlarıyla birlikte önce fabrikaya, sonra da çiftliğe gider. Hamo hazırlıklıdır. Fabrika müdürü (Reha Yurdakul) haberi uçurmuştur, iki eski arkadaş yıllar sonra ilk kez karşı kar­şıya gelirler. Hamo, hiçbir şey olmamış gibi dostça davranışlar sergiler. Ahmet'e kızı Gül'ü tanıştırır. Gül, Ahmet'ten hoşlanmıştır yemeğe kalması için ısrar eder. Ertesi gün de köyde düğün vardır. Ahmet, Hamo'nun düzenlediği silahlı atış müsabakasına katılır. Keskin bir nişancı olan Ahmet, direkler üzerindeki tüm cam şişeleri teker teker parçalar. Birden yüreğine korku düşen Hamo tedirgindir.

Ahmet ile Gül (Nebahat Çehre), çay kenarında gizlice buluşurlar. Ahmet, kızın zaafından yararlanıp onu iğfal eder. Sonra da Gül'e  tüm acı gerçeği açıklar. Onu, babasından intikam almak için iğfal et­miştir. Gül, birden yıkılır. Hamo, neden sonra kızının düşmanıyla ilişkisini, fabrika müdürünün ihbarıyla öğrenecektir. Baba, kızını odaya kapatıp, dayak zoruyla bir buluşma mektubu yazdırır. Ha­mo'nun amacı Ahmet'i tuzağa düşürmektir. Mektubu alan Ahmet buluşma yerine gittiğinde, çevresi Hamo'nun adamlarıyla sarılmıştır. Bir direğe bağlanıp kırbaçlanır ve her attığını vurduğu sağ eli silah dipçiğiyle parçalanır. Bu işkencenin ardından Ahmet, yarı ölü olarak ar sırtında köyüne gönderilir.

Ahmet eski gücüne kavuşmak için sakatlanmış eliyle atış talimleri yapar. Artık silah kullanabilecek duruma gelmiştir. Ahmet pusuya yatıp intikam gününü beklerken. Gül babasının  baskılarına dayanamaz çiftlikten kaçar. Ahmet'i bulduğunda her şeyi anlatır, üstelik hamiledir. Gerçek ortaya çıkmıştır. Ahmet, “Babanı sana ve karnındaki çocuğumuza bağışlıyorum. Bizi kimsele­rin bulamayacağı bir yere kaçıp gidelim," der. Ama kaçamazlar çev­releri sarılmıştır,

Gül, silahını çekip karşılarına dikilen babasına, "Öldüreceksen, önce beni öldür" diye haykırır. Ama, zalim baba kızını dinlemez. Adamlanna işaret verince kanlı bir çatışma başlar. Son anda öksüz de gelmiştir. Hamo, Ahmet'in kuTşunlarıyla can verirken kızına, "Beni affet, bütün kabahat bendeydi," der, Jandarmalar çevreyi ku­şatıp Ahmet'i götürürlerken, Öksüz'ün teselli etmeye çalıştığı Gül'le son kez göz göze gelir. Gül, çocuğunu dogurup Ahmet'i bekleyecektir.(Agah Özgüç, “Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney”

· Almanya'da satışa çıkarılan video kasetinin jeneri­ğinde film adı “Dağların Arslan”ı olarak geçer. Aslı “Dağların Oglu”dur. (Agah Özgüç)

ÇİÇEKÇİ KIZ (1965) / La, VİOLETERA (1958)

 La, VİOLETERA  (1958) İspanyol yazar Jesús María de Arozamena'nın (1918- 1972) kendi hikayesinden  senaryolaştırdığı bu İtalya/Fransa ortak yapımı filmi yöneten İtalyan   Luis César Amadori (1903-1977). Filmde rol alan önemli isimler: Sara Montiel (1928-2013), Raf Vallone (1916-2002), Frank Villard (1917-1980)

On New Year's Eve 1899, Soledad is peddling violets in a Madrid busy street when she meets aristocrat Fernando. The couple falls in love but their different social backgrounds threatens the relationship. Fernando is under constant pressure from his older brother Alfonso who reminds him of his duties including his engagement to Magdalena, a countess. Disregarding all social conventions and scandalizing high society, Fernando sets up Soledad in a plush apartment and announces their marriage plans. Alfonso gets killed in a duel trying to save the family honor. Fernando, feeling devastated and guilty by his brother's death, decides to put an end to the affair. Heartbroken, Soledad runs away and ends up singing for a living at Salon Bolero . There she meets Henri, a French promoter who offers to make her a singing star. Meanwhile, Fernando realizes that he cannot live without Soledad and tries to find her but, by then, she has gone to Paris. Soledad conquers France and becomes a stage ..

LA VİOLETERA  


ÇİÇEKÇİ KIZ (1965)Senaryo ve Yönetmen: Nejat Saydam, Görüntü Yönetmeni : Melih Sertesen, Sesleri Alan: Tuncer Aydınoğlu, Şarkıları Hazırlayan ve Çalanlar: İbrahim Özaral, Ayhan S. Özışık, Metin Bükey, Alattin Şensoy, Şarkıları Okuyan: Sevim Şengül, Yapım : Acar Film/Murat Köseoğlu
Oyuncular: Tanju Gürsu, Selda Alkor, Nuri Altınok, Avni Dilligil, Reha Yurdakul, Diclehan Baban, Necdet Tosun, Sami Hazinses, Abdurrahman Palay, Sevda Ferdağ

Konu: Bestekar bir baba ile Amerika'dan dönen oğlu, çiçekçi bir kıza aşık olurlar. 










17 Ocak 2018 Çarşamba

BİTMEYEN KORKU (1965) / SCREAM OF FEAR 1961

SCREAM OF FEAR "korkunç çığlık" "1961 yılı Amerikan yapımı filmden uyarlama.  jimmy Sangster’in senaryosundan Seth Holt!un (1923-1971) rejisiyle çekilen başlıca rollerde; Suzan Strasberg (1938-1999), Ronald  Lewis (1928-1982), Christopher Lee (1922-2015) oynamışlardır. 


Penny Applebee's parents were divorced when she was quite young and she grew up with her mother. After her mother's death, the wheelchair-bound Penny has accepted her father's invitation to live with him. She arrives only to learn that her father is away though her stepmother - who she is meeting for the first time - proves to be quite welcoming. On her first night however, she sees a light in the summerhouse and upon investigation, sees her father sitting there, apparently dead. Others can find nothing there and tell her she must have imagined it. She later sees his body in library and then again in the pool. She comes to believe that her stepmother and her father's friend, Doctor Pierre Gerard, are plotting to drive her insane. She gets a sympathetic ear from Bob, the chauffeur, who feels there has to be some rational explanation for what has been happening


BİTMEYEN KORKU (1965) -  Yönetmen: Orhan Aykanat, Senaryo: Zafer Sülek , Operatör: Ali Uğur, Yapım: Burçak Film/Atilla Yurdesin

Oyuncular: Selma Güneri, Oktar Durukan, Senih Orkan, Lale Belkıs, Attila Yurdesin, Gülgün Erdem, Demir Kunt, Necip Tekçe, Aysel Gilda, Ersun Kazançel, Osman Türkoğlu


Konu: Avrupada tahsilini yapan bir genç kız yurda dönerken babasının bir cinayete kurban gittiğini anlar.Cinayetin failleri mirasa konmak için genç kızı çıldırtmak için uğraşırlar sonunda katil ortaya çıkarılır ve genç kız kurtulur



14 Ocak 2018 Pazar

BİR GÖNÜL OYUNU (1965) / UN MUVAIS GARCON (1936)



UN MUVAIS GARCON (1936) Jean Boyer’in senaryosunu yazdığı ve JeanBoyer  (1901-1965) ile Raoul Ploquin’in  rejisini yaptığı ve 1936 yılı yapımı bir Fransız filminden  uyarlama. Başlıca rollerini; Danielle Darreux (1917-2017), Henri Garat (1902-1959) , Andre Alerme   gibi dönemin önemli oyuncularının oynadığı film 1938 yılında Amerika’da gösterime girmişitr. 


Monsieur Serval has made a deal with his daughter Jacqueline. She can be a lawyer and act her own way provided that, in a given period of time, she becomes a great name of the profession. If she does not, she must pledge herself to marry the son of a rich man, Monsieur Feutrier. Jacqueline accepts and starts her career by defending Pierre Besnard, a bad Boy. Not only does she get the case dismissed but she falls in love with Pierre as well. But she is not famous for all that and sooner or later she will have to bring herself to marry Feutrier's son..




BİR GÖNÜL OYUNU  (1965) – Yönetmen: Mehmet Aslan, Senaryo: Bülent Oran,  Görüntü Yönetmeni: Memduh Yükman, Yapım: Koçanga Film/Aleko Cangopulos


Oyuncular: Belgin Doruk, Ajda Pekkan; Ediz Hun, Hulusi Kentmen, Süleyman Turan, Hüseyin Baradan, Belkıs Dilligil

Konu: Zengin bir genç ile, kendisini hırsız görüntüsü veren bir kızın aşk öyküsü